Mobil Uygulamalarda Kullanıcı Deneyimini Belirleyen Küçük Detaylar
Bir kullanıcı testinde katılımcıya uygulamadaki üst köşedeki bir butona basmasını istedik. Telefonu tek elle tutuyordu ve başparmağı oraya zar zor yetişti, telefonu diğer eline aktarmak zorunda kaldı. O an fark ettik ki ekranın "estetik olarak doğru" görünen köşesi, kullanım açısından yanlış yerdeymiş.
Parmağın rahat ulaştığı bölge
Ortalama bir kullanıcı telefonu tek elle tutarken başparmağının rahat gezindiği alan ekranın alt yarısı ve orta kısmı. Sık kullanılan aksiyonları (gönder, sepete ekle, kaydet gibi) ekranın alt kısmına, ikincil veya nadir kullanılan işlemleri (ayarlar, çıkış) üst köşelere yerleştirmek, kullanım kolaylığını gözle görülür şekilde artırıyor. Bu yüzden son yıllarda çoğu uygulamada alt navigasyon çubuğu (bottom navigation) tercih ediliyor, üst menüler yerine.
Formu kısaltmak dönüşümü doğrudan etkiler
Kayıt formunda 12 alan isteyen bir uygulamayla 4 alan isteyen bir uygulamanın tamamlanma oranı arasında ciddi fark var. Telefon numarasıyla giriş, sosyal medya hesabıyla tek tıkla kayıt gibi kısayollar, formu doldurma sürecini kısaltıyor. Zorunlu olmayan alanları (soyadı, doğum tarihi gibi) ilk kayıt adımından çıkarıp sonradan profil tamamlama akışına bırakmak da işe yarayan bir teknik. Her ek alan, kullanıcının vazgeçme ihtimalini artırıyor.
Yükleme durumları kullanıcıyı bilgilendirmeli
Boş bir dönen çark (spinner) göstermek yerine, iskelet ekranlar (skeleton screens) kullanmak — yani içeriğin şeklini taklit eden gri bloklar göstermek — kullanıcıya "bir şeyler geliyor" hissi veriyor ve algılanan bekleme süresini kısaltıyor. 3 saniyeyi aşan işlemlerde ilerleme yüzdesi göstermek, kullanıcının uygulamadan çıkıp çıkmama kararını daha rahat vermesini sağlıyor. Sessiz, açıklamasız bekleme ekranları kullanıcıda "uygulama donmuş mu" endişesi yaratıyor.
Boş ekranlar unutulan bir fırsat
Henüz hiç sipariş vermemiş bir kullanıcının "sipariş geçmişi" ekranı boş bir liste yerine ne yapması gerektiğini gösteren bir yönlendirme içermeli: "Henüz siparişiniz yok, hemen keşfet'e göz atın" gibi. Boş ekran tasarımı çoğu projede son dakikaya bırakılıyor ama aslında kullanıcının uygulamayla ilk kez etkileşime geçtiği kritik anlardan biri.
Tutarlılık, yaratıcılıktan önce gelir
Her ekranda farklı bir buton stili, farklı bir geri dönüş hareketi kullanmak kullanıcıyı yoruyor. Bir kez öğrenilen etkileşim mantığının uygulama boyunca tekrarlanması, öğrenme eğrisini düşürüyor. Bu prensip hem Android hem iOS tarafında geçerli, ama iki platformun kendi tasarım dilini (Material Design, Human Interface Guidelines) de göz ardı etmemek gerekiyor — bir Android kullanıcısı iOS jestleriyle karşılaşınca da rahatsız oluyor.
UX tasarımı çoğu zaman büyük görsel değişikliklerle değil, bu tür küçük, sabırlı düzeltmelerle şekilleniyor.
İlgili Yazılar
Projenize özel, şeffaf bir mobil uygulama fiyat teklifi için fiyat rehberimize göz atabilir veya bizimle iletişime geçebilirsiniz.
